27 Kasım 2010

TEL CAMBAZININ TEL ÜSTÜNDEKİ DURUMUNU ANLATIR ŞİİRDİR

Sizin alınız al, inandım,
Morunuz mor, inandım
Tanrınız büyük, amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Ama sizin adınız ne,
Benim dengemi bozmayınız.

Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum.
Ama ağaçlar şöyleymiş,
Ama sokaklar böyleymiş.
Ama sizin adınız ne,
Benim dengemi bozmayınız.

Aşkım da değişebilir gerçeklerim de.
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum.
Hiçbirinizle dövüşemem,
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var.
Sizin alınız al, inandım
Sizin morunuz mor, inandım.
Ben tam dünyaya göre
Ben tam kendime göre.
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.

                                   
                                  TURGUT UYAR

23 Kasım 2010

Öylesine

Daha içine düşmeden ayıldın,
Kalıp halinde sundular yanlızlığı,
O kadar köşeliydi ki
Toparlanmaya fırsat bulamadan her adımda daha da dağıldın.

Sormadılar hiç acın nerende diye,
Sahte bir duş aldın,etkisi bir anlık
Oysa o an bile kanamaktaydın ortada ki sakinlikten 
Bir gemi olsan,bin fersah yol alırdın.

Düşünce gözünden hayat,
Kolladın ölüme giden yolları,
Yine de dayanamadın koskoca bir hiçliğe,
Ne umdun ne de sandın.

Sonra birden ayıldın uluorta,
Kalıp halinde sundular yalnızlığı..
                                      
                                             ALİ ÖNDER

2 Kasım 2010

HOŞGELDİN

Hoş geldin…
Hiç konuşmasan da güzel varlığın,
Yok hiç ayak sesin,
Narinliğinden belki de.

Hoş geldin…
Gölgen bile yok ışığından,
Dokunamasam da bana ait tüm sınırların.

Hoş geldin…
Yalnızlığıma mahkumsun benle,
Tüm zamanlar aldatmaca,
Mekanlar yok şimdi.
Hayal olsan bile bak benlesin.
                              ALİ ÖNDER

1 Ekim 2010

BEN HEP KANDIRIRIM KENDİMİ

Karşıma çıksan geçmişten kalma bir günde,
Yine seviyormuş gibi yapsan yalandan....
Ben ise kanmasam bu defa sözlerine,
Yüreğimi kapatsam ve bir yel gibi geçip gitsen,
Acıtmadan,
Tatlı bir esintiyle.
...

İşte o zaman ey sevgili,
Ben,ben olurdum hala,
Sen ise bir hiç...
                             ALİ ÖNDER

5 Eylül 2010

BİLİNMEYEN HER ZAMAN


Burası tam ortası yalnızlığın,
Ne sesin var senin,ne de benim takatim.
Koskoca bir yalan uzanmış aramıza
Derin bir hikayeyle beslenmiş,
Seni kandırmış huzur dolu sözlerle,
Bana ise yol vermemiş.

Burası tam ortası yalnızlığın,
Ne güneş doğmuş ayazdan sonra,
Ne de basmış zifiri karanlık.
Koskoca bir bulut kaplamış gökyüzünü,
Umutsuzlukla beslenmiş,
Sana getirmiş hoş bir serinlik,
Bana ise yağmur taneleri düşmüş.

Duy işte.
Burası tam ortası yalnızlığın!
Ne ben kaldım içimde,
Ne de senin aklında...
                                     ALİ ÖNDER

4 Eylül 2010

BİTMEYEN ÖYKÜ


Bilmediğin şeylerin gerçekliği var mıdır ki?
Varlığından bile haberdar olmadığın ama senin üzerine kurulu.

Senin olmadığın zamanlarda bile sana tutsak düşünceleri,
Bırakmış aklını tanımadığı,belki de çok tehlikeli olan sınırlarında,
Umursamaz olmuş yinede,
Senden gelecek acıyı bile sahiplenmeye hazır.
En hazır halinde bile hazırlıksız yakalanmış her seferinde sana,
Tanımlayamaz olmuş içinde bulunduğu durumu…

Bilmediğin şeylerin gerçekliği var mıdır ki?
Her parçası senden oluşan,
Varlığından bile haberdar olmadığın ama senin üzerine kurulu...
                                  
                                                                                          ALİ ÖNDER

15 Ağustos 2010

YAKARIŞ

Ne olurdu sanki güneş gibi doğsan yalnızlığıma,
Sulasan narin bir çiçek gibi anıları,
Ve bulsan beni gül bahçeleri arasında,
Takati kalmamış,bitkinlikten uzanırken öpsen,
Kaldıramasanda ağır cüssemi,yanıma uzansan.
Ortak çıksan yalnızlığıma.
Korkma desen karanlıktan,soğuk sonbahar sabahlarından,
Tutsan elimi çalının çırpının arasından tüm mahremiyetini sunarak,
Unuttursan bana sensiz geçen zamanı...

Ne olurdu sanki?


                                                    ALİ ÖNDER