11 Nisan 2011

BOKA SARMAK

En yorucu olan da bir hiçe koşmak olsa gerek.Söylevlerin anlamsızlaştığı,elde etmenin en soyutlaşmışı olan,tarifi olmayan bir şeye.Anlaşılmak isteme sadece sen varsın yalandan da olsa.O yüzden kendin pişir kendin ye...


Sevdiklerinden bir parça alırsın önce,sonra geride bıraktıklarından; öyle bir yamarsın ki onları uçuca,sımsıkı,sanki sonunda sana bir yol verecekmiş gibi.Zaman geçtikçe de tutmadığından dokuları,tekrar tekrar hesaplaşırsın yırtıklarınla geriye dönüp dönüp.


Sonra mı sonrası yok bu kısır döngü de.Öyle unutursun ki şimdiki zamanı,geçmişle,dogmalarla buluşur durursun gizli kapaklı köşelerde,arada bir de geleceğe yem atarsın.Kimseye gösteremezsin yaptıklarını çünkü bilirsin bir delisaçmasıdır bu yoktur ki hiç!


Ne olduğunu anımsatmaya çalışırlarsa sana bir gün,bil ki artık o değilsin.Döngülerde dönmekten gelir unutma.

5 Nisan 2011

ARADA BİR GİDERİM BEN


Yoktum uzun zamandır,
Başka heyecanlar aradığımdan değil kendimi bulamayışımdan.
Soramasan da  bana anlatacağım hepsini, dilim olmasa da…

Bir sessizlik oldu bir an, sonra bütün dengeler bozuldu.
Koşuyor buldum kendimi hem de düşünmeden, sorgulamadan,
Tarifini bilmeden…
O an anladım çokta özlemişim düşünmemeyi,
Anladım ancak bu şekilde çıplak olabiliyor insan.

Başkalarının oyunlarına saptı yolum başka evlerde uyandım daha sabahlara bile varamadan.
Ama bil ne zaman aklım çoksa o zaman seni okudu gözlerim.
Geçmişe dokundum.

Sevinme artık geldim ben
Çünkü anladım benim dilim yok sözlerim kadar.
ALİ ÖNDER

20 Ocak 2011

UMUT

Bulanık bir her gününde,
Sessizlikti yaşamın kokusu,
Elleri de boştu,sözleri de.
Gerisi hiç yoktu...

Sonra kalktı zamansız!
Baktı,
Duruşuna hitaben hiç yoktu gölgesi.
Bulunduğu yer feryat figan,
Dopdoluydu göz çukurları,
Kendini vurdu duyarsızlaşmamak için,
Direndi ama ne çare,
Yine uyudu...
                                       ALİ ÖNDER

7 Ocak 2011

Boşluk

Herşeyin sınırı,bilinmezliklerin anası,
Tüm yaşanmışlıkların son hatrı.
Sana selam ederim...
                                ALİ ÖNDER


Düşün ki sensin son günü hayatın,
Kimsenin bilmediği bir sona uzanan.
Ve boşluğa meydan okuyan her geçen dakika.
Tükendikçe daha da değerlenen.
...

Son güneş,son manzara,son hissediş,son günah.
Bırakalım hepsi düşsün içine,
Ne de olsa artık olmayacak pişmanlık ...

                                                            ALİ ÖNDER

10 Aralık 2010

Hiçbir şeye İthafen.

Evet inkar ediyorum sensizliği,
Sesini duymadıkça anlayamazsın sen sessizliği,

Dokunmadıkça karanlığa hislerinle varolamazsın
ve sorgulayamazsın geçmişinden arda kalanları.

Her gün daha da bitemezsin sözde sakin çığlıklarla
Derinlere vuramazsın nefes aldığın sürece sensiz.

Konuşamazsın bile anlam yüklü şeyler.
Hep olsada yüklemler öznen eksik kalır tümcende.

Defalarca gülümsersin belki çevrene,
Ama içinde savaşırsın sensizlikle,
Bilmesende hissedersin yıkımını.

İşte bu yüzden inkar ediyorum sensizliği.
Sen olmadan bilemezsin...

                                          ALİ ÖNDER

9 Aralık 2010

Burası Senin İçinde...

Bir türlü kaçılmıyor sonsuzluğundan,
Anladım...
Burası senin içinde...
....

Siz istediğinizi yorumlayın,
Aklınıza ilk düşene yükleyin anlamınızı.
Bir tanrıya,anneye,sevdiğinize 
Ya da eski bir sevgiliye bu anı.
Bakın işte,gördüğünüz gibi,
Her kimse o,burası onun içinde. 
İster bir hapishane deyin isterseniz bir mabed...
Bir türlü kaçılmıyor sonsuzluğundan,
Anladım...
                                                        ALİ ÖNDER